17 Mayıs 2009 Pazar

heygidihey


kağıt ikiyüzellibinlikleri hatırlayanınız var mı?
en sevdiğim paraydı bu küçükken.

beginyu

fena başladı dediğim bahar şenlikleri aynı fenalıkta boka sarmakta.
dün ne güzeldi.bedüdük vardı konserde,en güzel konseriydi şu 3 günün,adam bee gees söylemiş,70ler 80ler söylemiş,oda yetmemiş kylie minogue,chemical brothers da söylemiş,peki niye miş.sanki izlemedim.
üzerimizie çıplak göktaşı bile düştü.evet çıplak bi çocuk düştü gökten kafamıza.
bugün de lav benimle kampüsteydi.
ama şanssız işte.dünkü elektronik saybırsonik hava yokolmuş bugün,heryerde kolbastı,gondolda bile kolbastı yaptık.
ayrıca bam*da yapılan parti de bitmek bilmiyor kafama ağrılar girdi,yaşlı teyzeler gibiyim,camımın önüne de bir angut grubu çadır kurmuş bir de onların gürültüsünü çekiyorum.topları olsa alıp bıçağı kesicem mahallenizde oynayın derdim belki ama o da yok.
neyse baya saçmaladım.

edit:dayanamıyorum bitsin şu müzik.

14 Mayıs 2009 Perşembe

mevlanaya laf söyletmem.

bahar şenlikleri fena başladı.
şarkılarını bilmediğim kenan doğuluyu en önden izleyip,gözleme çalıp,arkadaşlarımın stage herodan rezil oluşlarını kameraya kaydedip,gece bloklara alınmayıp,30 bin kişiyle birlikte dışarda çimenlerde uyuyup,binbeşyüz kanlı kavgaya şahit olup,çadırlara hasretle bakıp,sabah 5 de uyandığımda ilk yıldızları görmenin zevkiyle orgazm olup,soğuktan ayaklarımı hissetmeyip,mükemmel bi kahvaltı edip,az önce odama geldiğim bir gündü.
şimdi izninle istirahate çekileceğim.
çünkü bu akşam aynı şeyler tekrardan yaşanacak.
yine dinlemediğim bir grup.duman.hede bakalım.
eks oğ.

13 Mayıs 2009 Çarşamba

sılahasretifalan ldsfklsjd


annemi özledim ben.
hayatımda ilk defa ailemden birisini özlüyorum çok ilginç.
böyle sarılmak istiyorum.
utanılcak şeyler değil ama bana uzak.
semihe de sarılıp hey biatch demek istiyorum.
tamam.

10 Mayıs 2009 Pazar

SAYKİK

sayın melihcebidatblogspatdatkağm,
bu satırları sana jaddebostan starbakstan aysd karamel makiyato eşliğinde yazıyorum.
nasıl kuğl öyle değil mi.
tek başıma oturmuş yazı yazıyorum.
belki de insanlar yazar olduğumu düşünüyordur.yok öyle birşey.sfdgdfgd
selin annesinin yanına gitti bir saatliğine.
bir de bu akşam ankaraya geri dönüyorum ben.
saks.
dün akşam taksimde gittiğimiz bir yemek yerinde,yan odadaki yabancı herifin biri birtden bana dönüp,ileride çok zengin ve kariyer sahibi olacağımı söyledi,sonra dönüp vat tı fak modunda baktığımda,yüzüme dik dik bakıp 19 yaşındasın dedi.daha sonra da ailende 4 kişi var ve sanatla ilgileniyorsun dedi.
bunun üzerine adamal masalarımızı birleştirdik.
kanadadan istanbula yerleşmiş birisiymiş.
internet sitemde 2 milyon kişi ziyareti var kanada da çok ünlüyüm falan diye salladı.
sonra da 50 yuroya yapıyorum bu işi ama senden çok iyi enerji aldım parasız yapmalıyım,şuan herşeyi görebiliyorum falan dedi.
andrew adıda.canavar bir gülüşü var.fotoraflarını çektik bir ara koyucuyum.
bir de aktör olmam gerektiğini,japonlara benzediğimi,LAV MACHİNE olduğumu(ahahahah),şişko bir baba olacağımı söyledi.
hatta bizle konuşurken yan masalardan peçetelerle telefon isteği geliyordu adama.
deli şansı.
bir de seline sarı peruk bu kadar mı çirkin durur.nataşa.
ama kahverengi.
uuuvs.
tamam.
şimdi bir sigara yakıp insanları kesmeyi düşünüyorum.yanımda kapıdım olsa resim çizerdim.
eks oğ



ha bir de önceki hayatımda büyük kıçlı çok mükemmel bir kadınmışım.
LSDKFJKLŞASHDLHFDSKLHAFDSLKHKFLDSFLSDFDKS

7 Mayıs 2009 Perşembe

fiuv

haftalardır günde 3-4 saat uykuyla sınavlara giriyorum,
aşırı bi yoğunluk var.
dersmeers de çalıştığımdan değil uyuyamıyorum.
bugün dünyanın en yorucudan bir önceki günüydü,yarın en yorucusu olacak.
ama akşamı güzel olacak.
grand şeref otele selamlar.
şuanda motivasyonumu yerine getiren tek şey,birazdan yiyecek olduğumuz fesleğen soslu spagetti ve soğan halkası.
eks oğ

6 Mayıs 2009 Çarşamba

çit çet

mumuş

iki gündür birbirinden farklı iki çorabı giyiyorum örneğin.
ama üzülmeyin ikisi de çizgili.
hatta altımda en son 10 yaşındayken giydiğim siyah slip var.
annem bavuluma onu da atmasaymış hiçbirşey de olmayabilirdi yani.
evet çamaşır yıkayamamak zor iş.
yarın büyük gün.
tek planım oturup çamaşır makinesini izlemek.

bir de "yarım elma gönül alma" diye bir fireyz var.
daha doğrusu varmış az önce televizyondan geldi sesi.
ne sinir bozucu bir laf.
pembe gönlüm sende gibi.
sarı ananın amı.
tamam.

5 Mayıs 2009 Salı

karma

şu karma gerçekten bir ibne.
felsefelerin en ibnesi.


akşam migrosda kıytırık bi pijama gördüm çok sevdimböyle yanıdma sapat olmadığı için omzuma attım pijamayı geziyorum.bir iki saat alışveriş yaptık.
daha sonrasında kasadan geçtik.
metroya binerken bir baktım.
omzumda pijama asılı.
ödemeyi unutmuşum.kasada da ötmemiş.
geri dönmeye çok üşendim hediyeleri olsun dedim.
ve dönüş yolunda otobüste cep telefonum çalındı.
mükemmel.
mü-kem-mel

aint karma a bitch?


edit:imdadıma lav yetişti.
bana taş devrinden kalma,hesap makinesinden bozma telefonunu yollıycakmış hemen yarın.
buna seviniyorum.
çünkü madurum.
MADUR
SDLKFDS

edit 6 mayıs 09:sapat diye yazdığım şey sepettir.
az önce farkettim silmeye el vermedi içim.
kafiye.

4 Mayıs 2009 Pazartesi

bülöy

küçükken babamla hala biryere gidebildiğim zamanlarda babama arabayı daha hızlı sür diye anırırdım,sırf dolunayı geçebilceğimizi düşünerek.
küçükken baya anguttum evet.
angut bir küfür değil.
kuş o.
dşlkdfslds.

bir de cordon bleu candır.

2 Mayıs 2009 Cumartesi

pipilibebek

seleme.
öncelikle buzdolabımda çileki yoğurt,mısır,tost ekmeği,çikolata,kurabiye,yağsız süt ve pickles var.evet turşu değil pickles.çünkü öyle deyince aklıma pavırpafgörls geliyor.alakasız.

bir de,insanalrın zoruyla biryerlere gitmekten hiç hoşlanmıyorum.daha sıkıcı bir gece daha geçirmemiştim.

bir de.
seline izmit fethiye caddesinde kızın teki "ohas melihimin kolyesinin ne işi var bu kızda" gibi birşey demiş.
nerden melihin oluyorum düdük.
kimsen benimle irtibata geç.
melihin.
tamam.
şdgkldgşf

ps:başlıkla ilgili hiç bir fikrim yok.

30 Nisan 2009 Perşembe

warm me up and breathe me.

aradan kaç yıl geçti bilmiyorum ama,
six feet under'ın son bölümü everyone's waiting'in son 10 dakikasını izlerken hala,
kafama kadar uyuşuyorum.
tamam bazen gözlerim bile dolabiliyor.
büyük ihtimalle abartıyorumdur ama.
öyle işte.

sia-breathe me.
en güzel şarkılardan biridir.

29 Nisan 2009 Çarşamba

.



bugün 29 nisan çarşambaymış.
selinin yaptığı fıstık ezmeli kurabiyeler bitti.
o kadar çok vardı ki hiç bitmeyecekler sanıyordum.
süt de onlarla birlikte bitti.
o zaman yatayım ben.

26 Nisan 2009 Pazar

foreternity

88888888
88888888
88888888
88888888
88888888
88888888
88888888
88888888

24 Nisan 2009 Cuma

laki


eveet.
bu akşam gittiğimiz konserin çocuklara özel bi konser olması harikaydı.
cehennem gibi bir yarım saatten sonra kendimizi zor dışarı attık.
yanımızda erasmus öğrencisi bir kaç kişi vardı.
hiç fast food yemiyolar manyaklar iskender manyağı.
akşam da onlarla içtim.
pyotr vardı bitane.
nası yazılır bilmem polonca.
çocuk üstün bir varlık,yanında insana benzemiyoruz öyle bir şey.
ve bu bölüm seline geliyor.
lucky strike içiyor ve tüm gece ondan otlandım.birkaç tanede hediye etti.
kıskan.

yarın istanbul.
bitti.

22 Nisan 2009 Çarşamba

sanatsalamaiğrenç

merhaba.
tırnak makası kullanmıyorum.
dişlerim tırnak makası görevini üstleniyor sağolsunlar,olmadı ellerimle koparıyorum.
en son tırnak makası kullandığımda 6-7 yaşındaydım.o zamanalrda tırnak makasının hakimiyeti bende değil annemdeydi.
bu yüzden de çok şekilsiz tırnaklara sahibim.
evet çok iğrenç.
dedim ya,
merhaba.

21 Nisan 2009 Salı

yineyeşillendi


kelly green diye bir renk var mesela.
bu rengi eskiden beri çok severim ama ismini yeni öğrendim.
turkuaz derdim,maviyeşil derdim,bilardo masası yeşili,cam göbeği yeşili gibi komik bir tabiri bile kullanırdım.
TABİR.
Tabiri caizse diye şarkı vardı.
neyse.

işte bu rengi görünce otomatik olarak hayal kurmaya başlıyorum.
öyle.

yorakila

aklıma geldi.
yaklaşık 9 yaşında falandım sanırım.
bir tane james bond oyuncağım vardı.
hiç sevmezdim onu.
birgün bir şişe kolonya,pamuk ve james bondla dışarı çıktım.
james bondu önce çamura batırdım
sonra kafasına pamuk dolayıp üzerine kolonya döktüm ve tenha biryerde yaktım.
zevkle izledim yanmasını da.
sonra da gömdüm.
baya ruh hastasıymışım.
aynı şeyi birkaç sonra mervenin barbielerine de yapmıştım.

çünkü

bugün resim kursu çıkışında anılla little ceaser's a gidip 7.5 yetaleye sıçana kadar pizza yedik.
sonra da 26.ankara uluslarası müzik festivaline bedava girdim.
bu aralar çok ekonomiğim.
ÇOK EKONOMİK.
güzel oldu.

bir de yine aklıma takıldı.
çünkü kelimesi ne ilginç değil mi.
çünkü
çünkü çünkü çünkü.
japon ismi gibi.

bir de bir süredir starbucksta ismimi sorunca metin diyorum.
sonra metin bey latteniz hazır diyorlar.
kihkihkih diye gülüp eğleniyorum.

20 Nisan 2009 Pazartesi

anabenieversene

alakasız yerlerde,alakasız anlarda SEKS diye çığlık attığınızda insanlar kilitleniyormuş.
test etim onayladım.
repeatedly.

pinatbattır

sevgili biloög,sana eskisinden daha az yazmaya başladığımın farkındayım ama siktiret.
yaşadıklarımı anlatana kadar üzerinden günler geçmiş oluyor bile.
beni sevdiğini biliyorum.
eks oğ eks oğ.
daha neler.

ps:sevgilim mükemmel kurabiye yapıyor.

15 Nisan 2009 Çarşamba

aysapık.fksdfgdg


internette vinly oyuncaklara bakaraken elimi baksırımın içinde yakalamam nasıl bir şeydir.
nasıl hastalıklı bir ruha sahibim.
selin yakında yatağa munnyleri alıcaksın dedi.
bu da aldığım figür.sky blue ymuş adı.
monskey series.

12 Nisan 2009 Pazar

music has never been so..

akşam çimlerde voleybol oynarken kulağımda ezik empitri pleyırımla leydi gağga dinliyordum.
sonra gece duştayken elimde o su çıkaran ismini bilmediğim şeyi mikrofon yapmış yine aynı karının şarkılarını söylerken buldum.
sonra girdiğim bir internet sitesinde "o değilde lady gaga one love festivale gelse ne güzel olurdu dedim.

saat 22.30 da karşılaştığım olay.


yüreğim kosla oksi ekşınla yıkanmış.
mutluyum.

edit:yalanmış.duygularımla oynadılar.

ne bir han ne de saray laralay.

çok güzel bir gün geçirdim lav'la.
saate bakarsak dün demem gerek gerçi.
elimde bana getirdiği oreo ve "peanut butter cookie" kaldı.
nasıl güzel yapmış.
yarın sütle yemeyi düşünüyorum.
ha bir de,hiç ummadığım biryerde vinyl oyuncaklar da satan bir dükkan buldum ve parama kıyıp bir tane figür aldım.çok güzel.

bir de dün gece tayfun justin in üzerine kustu.belirli aralıkalra o anı hatırlıyorum.



ps:gece inn'de dinlediğimiz "ne bir kürk ister bu şen gönlüm şarkısı sana geliyor selin.
ps2:selin hala kendini ankarada kenelerin ısırdığını iddaa etmekte.praysles.

10 Nisan 2009 Cuma

oğbeybibeybi

günlerdir düşündüğüm bir konu var.
britney spearsın "beybi" demediği bir şarkısı var mı acaba.
evet bu.
çok kafama taktım.
ve evet, 6-7 yaşlarında alışveriş merkezlerinde sesini duyduğum biritniyi,periyodik aralıklarla dinliyorum.böyle 7-8 ay aralıklarla.
hitmi beybi van mor taym favorim.

9 Nisan 2009 Perşembe

lava

ilk orijinal lava lambasının Edward Craven-Walker tarafından üretildiğini biliyor muydunuz.
ben de bilmiyordum.
ama lambaların ne kadar mükemmel olduğun ubiliyorum o ayrı.

6 Nisan 2009 Pazartesi

haftasonu,eastanboul cronicles

taksikim.
-yaramaz gençlik,ayrılın.
nuri alço kakteyl.
myuzik.
dirty the batak.
KÖKSAL HOTEL the keranenin koşturanı.
lav lav lav
söz yüzüğü şdslkldfs.
board marker.
duygu.
ve tayfası.
simit saraylı sebah.
otobüsler.
fotoraf.
bostancı.
duygunun annesiyle babasının kısa film aşk hikayesi.
espresso.
ALLLAAAAAAAAAAAAAAAAH.
KAMONÇİK.
selinin evi.
BANCIK.
spagetti.
sabahki bozulmuş spagetti.
koltuk battaniye mamma mia.
selinin odası fantazisi.
cadde bostan.
"-seni tanıyorum sen çebisin!"
köpekler köpekler her çeşit köpek.
deniz.
soğuk.
paten.
işemek.
kafe nero tayms.
mek
mek
mekgörl
mekgörl
selinin annesi.
dakırs.
HANUTA YAHUDİ FESTİVALİ!!!
selin dosyası.
patso.
treafik kazası mazası ddşlkflds
duygu mek rekoru.
kamilkoç servis.
...


edit:nasıl unuturum lan!ÇOMAK!ÇOMAK YANİ!

3 Nisan 2009 Cuma

tabi kızım,hizmetçin var.

iyi ki geldi şu yaz lan.
baya güzel geçmekte şu birkaç gün.

bir de justin'in böyle ozmo kitaplarına benzeyen kitapları var, türkçe,çok güldüm.
içinde garip türkçe diyaloglar geçiyor.
meyveleri falan tanıtmışlar.
-anneciğim dolaptan bana meyve verirmisin
-tabi kızım,elma var,muz var,biraz da çilek var.
-ortaya karışık yap yanar dönerli olsun.

31 Mart 2009 Salı

summer breeeeeeze

bildiğin yaz gelmiş bugün.
bütün insanlar çimlere yayılma moduna geçmişler.
kafelerin masaları dışarı taşınmış.
kuğl güneş gözlükleri yerlerini almış.
genç gızlar dondurmalarıyla gezmeye başlamış.(ahahaha)
sevdim.
birde cheddar-tonbalık sandviç olayını abarttım ve 6 katlı sandviç yaptım.


ps:resim kursu bir işe yaramaya başlıyor mu ne.

29 Mart 2009 Pazar

ondokkuz kendıls

doğum günüm düşündüğümden farklı geçti.
diğerlerinden farklıydı ama,baya güzeldi.
etkileri hala midemde mesela.